Seyahat Toplum

Kişinev’de temizlik işleri

Zamanın behrinde Kişinev’e ilk gidişimde şehrin temizliği çok şaşırtmıştı beni. Nereye baksam tertemiz; ne bir sigara izmariti, ne de bir parça kağıt mendil yok çevrede.

Paris’i, Barcelona’yı, Stockholm’ü anlarım. Halk eğitimli, ülke zengin, çevre bilinci yüksek. Ama Kişinev? Ortalama maaşın 250 liralarda gezdiği, en büyük ihracat kalemi çocuk bakıcısı ve ceviz olan Moldova?

Gerçekten çok fakir ülke Moldova. Sovyetler’den kalma muazzam büyüklükte parkların peyzajına, havuzların suyuna para yetiştiremeyecek kadar fakir. Havuzlar kuru, çimlerin yerinde yeller esiyor.

Hal böyle olunca, öyle zırt pırt süpürge kamyonları falan da dolaştıramıyorlar. Bırak süpürge kamyonunu, elinde süpürgeyle gezen çöpçü bile görmedim. Buna rağmen her yer tertemiz.

“Bu şehir nasıl bu kadar temiz kalıyor lan, çöpçüler gece mi çalışıyor,” diye taktım kafaya.

Hüseyin’le beraberdik o gün. Gittik aldık birer kahve, oturduk en popüler caddedeki fotoğraftaki banklardan birine. Kahveleri içtik, boş bardakları çöpe atmak yerine bankın kenarına sıkıştırdık, kalkıp gittik.

Ertesi gün aynı saatlerde aynı noktaya gelince gördük, bardaklar koyduğumuz yerde duruyor. Temizleyen, dokunan olmamış.

Çöpçüler gece de çalışmıyor. Çünkü çevreyi kirleten yok.

Sonra bizi, Ortaçağ Avrupası’nda yazılan bütün seyahatnamelerde “yalın ayak bile dolaşılabilir” diye anlatılan İstanbul’u düşündüm.

“Temizlik imandan gelir,” düsturunu savunan bir dinin mensupları, nasıl oldu da çevreyi umarsızca kirletmekte Hindistan ile yarışacak hale düştüler?

“Almanya’da sokağa izmarit bile atamıyorsun abi, medeniyet süper yaa,” diye bana Almanya anlatırken içtiği kolanın kutusunu arabanın camından sallıyor denyo.

Sonra da aynı denyo, sosyal medyada 5 Haziran Dünya Çevre Günü’nü kutluyor.

Yemişim çevre gününü, önce kendi çevrenizi koruyun.

Haziran 2017, Kişinev, Moldova

Bir de şu konular var

Siz ne dersiniz?

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.