Otomotiv Toplum

Direksiyon sınavı

Enteresan bir haber gördüm bugün. Bir sürücü adayı direksiyon sınavı esnasında tin tin giderken önce kaldırıma çıkıyor, orada biraz patinaj çektikten sonra da duvardan aşağı uçuyor.

Nereden baksan ahmakça.

Yanında oturan gözetmenin ayak altında pedallar var. Adayın herhangi bir hatasında frene basarak aracı durdurabilirdi. O esnada neyle ilgileniyordu meçhul. Adayları eğitmen ve gözetmenler kontrol ediyor da, bu gözetmenletin yeterliliğini kim kontrol ediyor merak ediyorum.

Aslında daha da kötüsü şu ki, sağ yerine sola dönen, fren yerine gaza basan bu arkadaş bu kazayı sınavda yapmasa “sürücü” kabul edilip ehliyet alacak ve kısa süre sonra belki daha kötü bir kazayı trafikte yapacaktı.

Bu da ülkemizdeki denyo sürücü kalabalığının kaynağını göstermesi açısından önemli bir ayrıntı.

Normal şartlar altında direksiyon sınavına kadar gelmiş olan bir aday tüm eğitimlerini tamamlamış, çeşitli risk durumlarında ne yapacağını bilen, bu bilgisini ispatlamak için de sınava giren bir şahıs olmalı.

Fakat bizde sürücü kursuna kayıt olmak ve 30 yıldır aynı soruların sorulduğu yazılı sınavları geçmek yetiyor direksiyon sınavına girmek için.

Direksiyon sınavı denen şey de maksimum 30 km/s sürate çıkılan düz bir caddede U dönüşü ve iki kuka arasına paralel parktan ibaret.

Bırak risk durumlarını, normal trafikte ne yapacağını bilmeyen insanları trafiğe salıp sonra da trafik sıkışıklığından, kazalardan, kavgalardan şikayet etmek toplumsal bir ahmaklıktan başka bir şey değil.

Ortada bir sorun varsa kaynağına bakılır. Türkiye’de korkunç bir trafik sorunu var ve biz bu sorunun kaynağı olan sürücülük eğitimlerine bakmak yerine havaya bakmayı tercih ediyoruz.

Aslında Türkiye’deki trafik kazalarının çoğuna “kaza” dememek lazım. Çünkü kaza geliyorum demez. Bizdeki aptalca trafik anlayışı ve ultra eğitimsiz sözde sürücüler nedeniyle birçok kaza geliyorum diye bağırıyor.

Otomotivdeki dev vergilerden, kazalardan, sigortalardan ve cezalardan kamyon yüküyle para kazanan devletimiz de sürücülerini eğitmek için uğraşmak istemiyor doğal olarak.

Sınavların zorlaştırılması devletin gelirlerini azaltır. O yüzden herkese ehliyeti dağıtalım gitsin. Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir.

Eylül 2019, Ankara

Bir de şu konular var

Siz ne dersiniz?

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.