Siyaset Toplum

Hepiniz hasta olacaksınız!

Angela Merkel’in son açıklaması üzerine kafamdakileri buraya dökeyim de içimde kalmasın.

Başkan Teyze diyor ki, “Alman halkının %70’ine corona bulaşacak. Ancak hastalığa yakalananların %80’i bunu semptomsuz atlatacak.” Bu açıklamayı kim yapacak diye bekliyordum.

Uzun zamandır pompalanan korku seremonisinin sonuna yaklaşıyoruz demek ki. “Hepiniz hasta olacaksınız. Belki ölmezsiniz ama kesin hasta olacaksınız. Bu virüs hepinizi ziyaret edecek. Öyle veya böyle acı çekeceksiniz. Yıllarca bilim kurgu filmleri izlediniz, psikolojik olarak zombilere bile hazırsınız. Distopik filmlerdeki o karanlık geleceğe ulaştık sayılır.

Bugün corona çıktı, yarın başka bir şey çıkabilir. Eğer bu hastalıktan ölmezseniz gelin önlem alalım. Bilimadamları sizin sağlığınız için çok çalıştı ve böyle bir çip buldular. Bu deri altı çipleri takanlarda hastalıklar erken teşhis edilecek ve gelecekteki potansiyel salgınlardan korunacaklar.

İtiraz etmeyin. Karşı çıkmayın. Korkuyla yaşamaktansa kayıt altında yaşayın. Big Brother sizi sevdiği için gözlüyor, nankörlük etmeyin.”

Belki abartmış olabilirim ama böyle bir dönemin eşiğindeyiz. Corona korkusunun dev bir pazarlama faaliyeti, algı altyapısı olduğuna inanıyorum. Piyasalar yeni bir ürüne hazırlanıyor. Deri altı çip yerine aşı da olabilir. Bir çeşit ilaç da olabilir. Yeterince korkan insanlar her şeyi kabul ederler.

Yıllar önce retina kaydı isteseler vermezdik. Bizi gözümüzden tanıyan telefonları ayakta alkışlayarak verdik.

Parmak izi kaydı isteseler vermezdik. Parmak iziyle çalışan telefonlara hem çuvalla para, hem de parmak izlerimizi verdik.

Kim kaldı? Akıllı telefon kullanmayan ihtiyarlar. Onları da böyle bir virüsle ortadan kaldırsınlar ki herkes kendi rızasıyla Big Brother’ın defterine kaydolsun.

Konfor için, zevk için, eğlence için, teknoloji merakı veya kendini zengin hissetmek için parmak izini, göz izini verenler biraz korkutulunca her şeylerini verirler, hiç zor değil. Ana veritabanına kaydedilmemiş insan kalmayıncaya kadar devam.

Hadi bakalım.

Mart 2020, İstanbul

Bir de şu konular var

Siz ne dersiniz?

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.