Toplum

Anneanne tripleri

Türk kızı trip atmasıyla meşhurdur ama tarihin en uzun tribini atan kadın da benim anneannemdir.

Zamanın behrinde, yeni evli genç çift olarak Tekirdağ’da hayata atılıyor bu genç aşıklar. Dedem bir yandan bağ bahçeyle ilgileniyor, bir yandan da Köy Hizmetleri’nde çalışıyor. “Yüksek mühendis maaşı 1010 lira, benim maaş 1000 liraydı,” der sözü açıldığında.

Neyse, anneannem o zamanlar nine değil tabi, yeni evli gencecik kadın. Dedemin aklını aldığına göre sanırım güzel de bir kadın. Her cefakar Türk kadını gibi evi çekip çeviriyor, çeşit çeşit yemekler yapıyor, eşiyle beraber yeni bir yaşam kurmanın heyecanını yaşıyor.

Günün birinde dedem takım elbiseyle çalışmaya başlıyor Köy Hizmetleri’nde. Diktiriyor bir takım, anneannem de kömürlü ütüsüyle elinden geldiğince ütülüyor takımı. Gelgelelim dedem beğenmiyor ütüyü, “ne biçim ütü yaptın, olmamış!” diye parlıyor buna.

“Al kendin yap o zaman, bundan sonra sana ütü falan yapmam,” diye ütüyü dedemin önüne atıyor anneannem. O gün bugündür ütü yapmaz. Aradan geçen 50 yılda kömürlü ütülerden seramik tabanlı, buhar kazanlı ütülere geldi dayandı teknoloji ama anneannemin tribi geçmedi. Gömleğini pantolonunu yıllarca kendi ütüledi dedem.

Neyse ki artık ütüye çok ihtiyaçları yok da, yorulmuyor aslan dedem. Ütü yapmak yerine Assos’da oturup romantik romantik manzara seyredebiliyorlar.

Ona göre yani, sayelerinde biz şerbetliyiz bu trip olaylarına.

Mayıs 2017, Assos, Çanakkale

Bir de şu konular var

Siz ne dersiniz?

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.