İş Dünyası

Müşteri nasıl kaçırılır?

Yeni bir tüfek almayı düşünüyorum bugünlerde. Hani şu M16 replikalarına benzeyen, seri atış yapabilen şarjörlü av tüfeklerinden. Acelem yok, denk geldikçe internetten falan bakıyorum, aklıma yatan bir model bulursam gider alırım.

Kolay müşteriyim yani. Ezkaza bir mağazaya girersem satıcının beni ikna etmek için çok da uğraşması gerekmiyor.

İki gün önce Çanakkale’de bir dükkânın vitrininde gördüm aradığıma benzer bir model. Başka zaman da görüyorum ama nedendir bilmem, alayım lan ben bunu diyerek daldım dükkândan içeri.

Gayet neşeli, yeni bir tüfek alacak olmanın heyecanıyla içeri girdim ama tezgâhın arkasında gazetesini okuyan (d)ayı, başını kaldırmaya bile tenezzül etmedi.

Diyalog aşağı yukarı şu şekilde:

– Selamlar abicim kolay gelsin.

– Sağ ol.

– Vitrindeki tüfek ne kadar?

– 1.750 TL.

– Özelliği nedir, nasıl bir tüfek?

– Güzeldir.

– Markası falan var mı?

Sadece burada başını kaldırıp mal mısın der gibi baktı; “Var tabi, Seyhan.”

– Yakından görebilir miyim?

– Vitrinde duruyor, çıkaramam şimdi.

– Hadi sana iyi günler.

Şeytan diyor al tüfeği, sok namluyu ağzına, ateşli silahların tarihini anlattır. Neyse ki ben şeytanın lafını dinlemeyecek kadar efendi bir adamım.

Ulan dallama, ben ne bileyim Seyhan’ı, Huğlu’yu? Sıradan adamım, gelmiş sana danışmışım. Bilgi versene, ürünü tanıtsana. Sen bu işten ekmek yiyorsun, biraz saygı göstersene.

Kafayı kaldırıp müşterinin yüzüne bakmaya tenezzül etmeyen bir adam, esnafım diye geçiniyor bu memlekette. Akşam kahveye gittiğinde ekonomiden girer dış politikadan çıkar, hükümetten muhalefete herkesi eleştirip küçük esnafı bitirdiler diye ağlar.

Yarın o tüfeğin toptancısı dükkâna geldiğinde, “çok pahalı, satamıyoruz, soran olsa da alan yok,” diye şikayet edip malı iade etmeye çalışır.

Küçük esnafın bittiği falan yok. Kendi kendini bitirenler var. Ben böyle bir esnaftan bırak tüfeği, oltaya iğne almam.

Aynı malı aynı caddede iki farklı esnaftan biri satıyor, diğeri satamıyorsa, satamayanın çevreyi suçlamak yerine oturup düşünmesi lazım.

Mart 2016, Çanakkale

Bir de şu konular var

Siz ne dersiniz?

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.