Ufak bir online projede kullanmak için istediğim bir alan adı var. Dün baktım daha önce alınmış ama GoDaddy’de satışa çıkarmışlar. Bilgilerinizi girin teklif gönderelim demişler. Girdim ben de. Üç beş güne kadar teklifi mail atarlar diye düşündüm. Daha önce hep öyle olurdu çünkü.
15 dakika geçmedi, aradılar. Dikkat edin, mail attılar demiyorum. Telefonla aradılar.
Vay efendim ne güzel bir isim seçmişsiniz, bu kadar kısa .com domaini bu fiyata bulmak imkansız, siz eski müşterimizsiniz, kıymetlisiniz, hemen link gönderelim, alışverişi tamamlayın, falan filan… Adam tam bir pazarlamacı, anlatıyor da anlatıyor.
Bir yandan da yoklama çekiyor, bu isim ne anlama geliyor diye. Hani anlamını söylesem .net, .org gibi diğer uzantıları da alıp onları da satışa çıkaracak, belli.
Hani diyoruz ya artık sınırlar kalktı, tüm dünya tek devlete dönüşmek üzere diye, bu durumun canlı örneği GoDaddy’nin bu davranışı işte.
Bırakın yaşadığınız ilçeyi, bulunduğunuz şehre, hatta ülkeye göre bile plan yapmayın. Küresel düşünün. Büyük düşünmezseniz, büyük düşünenler hap gibi yutacak sizi.
GoDaddy gibi bir dünya devi, 900 dolarlık alan adını satabilmek için daha önce kendisinden sadece birkaç kez alışveriş yapmış birini uluslararası arıyor, dakikalarca ürün anlatıyor.
Benim cevval esnafım, aslan sanayicim de konu komşuya bir şeyler satıp günü kurtarmanın peşinde.
Kafa yapımızı acilen değiştirmek, kendimizi aşmak, pazar anlayışımızı gözden geçirmek zorundayız. Yoksa işimiz zor. Ekonomi de daralır, dolar da yükselir, aç da kalırız.
…
Şu dağların arasında kıvrılan yolun ardı İsviçre. Böylesi bir ıssızlığın ortasında adım adım dolanıp satış yapmaya çalışıyorsak, bir şeylere inanmamızdır bunun sebebi.
Mayıs 2019, Gaschurn, Avusturya