Türkçe bilmeyen öğretmenlerin Türkçe, Handel’i tanımayan öğretmenlerin müzik dersi verdiği, öğrencilerin sadece not için öğrenir gibi, öğretmenlerin sadece maaş için öğretir gibi yaptığı, ülkenin geleceğini günden güne daha da berbatlaştıran eğitim sistemimizde bir perde daha açıldı bugün.
Yıllar süren eğitimlere rağmen hücre zarını bilmeyen, İngilizce konuşamayan, kimyayı hasan iki salak osman dört ile özetleyen, imla nedir bilmeyen, cep telefonu bağımlısı salak bir nesil yetiştirmek için en ideal yöntem, çocukları okula göndermek.
Parası olan özel okula gönderecek evladını. Yarım yamalak İngilizce öğretecekler, sonra o İngilizce ile biyoloji, fizik dersi alacak çocuk. Biyolojide başarısız olduğunda “bizim oğlan biyolojiden anlamıyor” diyecekler. Velet İngilizce bilmiyor; derdi biyoloji değil, biyolojiyi öğrenmeye çalıştığı dil aslında, bunu kimse umursamayacak.
Çocuk ne kadar zeki olursa olsun, her yanı dökülen sisteme uyum sağlamadığı sürece başarısız sayılacak. Notları düşecek, ailesi kızacak, mevcut yeteneklerini de kaybedecek. Çocuktaki yetenekleri keşfedip ona göre yönlendirmek yasak çünkü bu ülkede.
Gazeteci olmak isteyen veletler, flüt çalamadıkları için fırça yiyecekler mesela. Hoş, tüm öğrencilere flüt çalmak öğretilecek ama hiçbir zaman bir Gheorghe Zamfir de çıkmayacak bu ülkeden. Diğer branşlarda da bir şey değişmeyecek, hiçbir şeyi adam gibi öğrenememiş şekilde mezun olacaklar.
Siz de sevineceksiniz bizim oğlan mezun oldu diye. Sonra da şaşıracaksınız, okulda o kadar başarılıydı, niye bir bok olamadı diye.
Haydi bakalım. Yeni doğan gün hepimize hayırlı olsun.
Eylül 2016, İstanbul