İş Dünyası Seyahat

Niyet hayır akibet hayır

Niyeti hayır olana Allah yardım edermiş.

Öğleye kadar Tiran’da görüşmeler yapıyorum, bir sonuca bağlanamıyor.

Canım sıkkın, tadım yok. “Neyse, Selanik’e devam edeyim,” diye biniyorum arabaya. Telefon çalıyor. Makedonya. Açıyorum, iki gün önce Üsküp’te görüştüğüm firmanın satın almacısı.

Uzaklaşmadıysanız bekleriz, bu işi sonuca bağlayalım diyor. Yahu ben Yunanistan’a geçecektim.

Garanti işi sonuçlandırmak daha çekici geliyor, yeniden Üsküp’e kırıyorum direksiyonu. Tapa gaz gidiyorum, mesai bitmeden yetişeyim. Sağolsun Türk kamyoncuların telsizleri radar yeri sorunca yardımcı oluyorlar, içim rahat. Bir süredir yollarda favorim kamyoncu telsizleri.

Makedonya sınır kapısında polisin arabayı arayacağı tutuyor. Ulan oyalamayın, bırakın gideyim diye söyleniyorum. Ama yok, bagajdaki numune valizini açtırıyor.

“Ne bunlar?”
“Ürün numunesi. Müşteriye göstereceğim.”
“Ne güzel şeylermiş bunlar. Benim arkadaşımın da mağazası var. Dur arayayım,” diyor ve pat diye arayıp telefonu bana veriyor. “Al konuş.”

Karşımda Arnavut Türkçesi konuşan bir adam. Kendimi tanıtıyorum, “numaranı ver, konum atayım gel” diyor. Kapatıyoruz.

Polise geri veriyorum telefonunu. Gülümsüyor. Bu kez İngilizce değil, çok eksik bir Türkçeyle “sen Müslüman, ben Müslüman. Kardeşiz.” diyor.

Yol uzun. Yine basa bas gidiyorum. Gönderilen konuma geliyorum. Şıkır şıkır bir mağaza.

Muhabbet uzuyor, iftar yapmadan gidemezsin oluyor. İftardan sonra oteli ayarlarız, sabah gidersine dönüyor. Burada nargile güzel, otur sahur da yapalım derken bu saat oluyor.

Ve İstanbul uyurken, Makedonya’da yepyeni bir Bambum bayisi doğuyor.

Hayırlı olsun.

Her işte bir hayır varmış. Meğer tepemdeki kara bulutlar yağmur ve gökkuşağı için birikmişler.

Mayıs 2019, Struga, Makedonya

Bir de şu konular var

Siz ne dersiniz?

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.