Toplum

Önce tavsiye sonra emir

Pandeminin başından beri her yasak, önce basit bir tavsiye olarak geldi.

Maske takalım, ellerimizi iyi yıkayalım hatta dezenfektan kullanalım, çok kalabalık yerlere girmeyelim, sokakta çok dolaşmayalım, uzun seyahatlere çıkmayalım…

Hepsi önce tavsiyeydi bunların. İyiliğimiz için, bizi çok seven devletimizin verdiği tavsiyelerdi.

Sonra hepsi kanunlaştı, kalıcılaştı. Şimdi maske takmak zorunlu, kalabalık ortama girmek için HES kodu şart, evimizde ve dışarıda geçireceğimiz vakitler emri verenlerin onayladığı saatlere dayanıyor.

Ekonomi elbette önemli. Fakat alt mesaj diyor ki, “sana saat kaçta evden çıkmanı söylersem o saatte çık. Maskeni tak. İşine git. Çalış. Evine dön. Sağda solda dolaşma. Hafta sonları gidip hava alma. Ev iş arasında git gel, denileni yap!”

Cumhurbaşkanının bugünkü açıklamasında yeni bir tavsiye vardı. “Bir süre misafirliğe gitmeyin. Mevlid, taziye gibi organizasyonlara ara verin. Evlerde buluşmayın.”

Bugün tavsiye olarak söylenen, kısa süre sonra emir olarak kanunlaşacak.

Arkadaşlarınızla evde otururken polisin kapıyı çalıp ikametgah sorması, sizin burada bulunmanız yasak diyerek ceza uygulaması çok normal sayılacak.

Özel hayat ve kişisel seçimler böyle böyle bitiyor, yok oluyor. Sadece sistemin dediğini yapan kölelere dönüşüyoruz. Ev, iş, çalış, öl.

Bilim kurgu filmlerindeki teknolojilerin gerçek olmasına seviniyorduk. Bugünkü teknolojilerin reklamını bilim kurgu filmlerinde yapan sistem, bugün yaşayacağımız hayatın da ipuçlarını vermişti aslında. Biz inanmak istememiştik sadece.

Şimdi kabulleniyoruz. Üzücü. Binlerce yıllık gelişme çabalarının sonu bu olmamalıydı.

Kasım 2020, İstanbul

Bir de şu konular var

Siz ne dersiniz?

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.