İş Dünyası Toplum

Bir cisim yaklaşıyor efendim!

4 Ekim 1957, insanlığın uzayla tanıştığı tarih. Sovyetler Birliği’nin gönderdiği Sputnik, insan yapımı ilk araç olarak uzayın karanlığına dalmıştı. Sonrasında ABD, Kanada, Fransa derken herkes bir şekilde yarışa katıldı ve bugünlere geldik. Sputnik’ten 65 yıl sonra bugün dünya yörüngesinde 52 ülke ve 20 şirkete ait aktif çalışan 2.600 uydu var. Daha da önemlisi, görev süresini tamamlamış 7.000’den fazla uydu dolaşıyor uzayda.

İnsanlığın uzaydaki en önemli varlıkları ise Hubble Uzay Teleskobu ve Uluslararası Uzay İstasyonu (ISS). Hubble o rengarenk takımyıldız ve bulutsu fotoğraflarını çekerken, ISS de 400 tonluk kütlesiyle ortalama 400 km yükseklikte, dünyaya göre saatte 28.000 km süratle çevremizde dönüyor.

Astronot Tracy Caldwell Dyson günlük işlerini bitirmiş, yattığı yerden dünyayı seyrediyor.

ISS’de yıllardır her şey normal gidiyordu ancak 22 yıldır görevde olan istasyon, ilk kez geçtiğimiz Eylül ayında manevra yapmak zorunda kaldı. Eski bir uydu parçasına çarpmamak için irtifa değiştirip, çarpışmaktan kurtuldular.

Parça çok büyük değildi ama uzay, birkaç santimlik bir yabancı cismin bile korkunç hasarlar verebileceği bir ortam. Ve bu ortamda çapı 10 cm’den geniş, yani risk oluşturabilecek boyutlarda 190 milyon civarında uydu parçası dolaşıyor. Uzay bir çöplüğe dönmüş durumda.

Üstelik bunlar henüz iyi günler. Manevralar ve kazalar artacak. Çünkü koskoca 65 yılda uzaya yaklaşık 10.000 uydu fırlatan insanlık, birkaç yıl içinde 20.000 uydu daha fırlatacak.

Sadece Elon Musk’ın şirketi Starlink son bir yılda 1.000’den fazla uydu gönderdi ve hedefi birkaç yıl içinde 12.000 uydu göndermek.

Önümüzdeki birkaç yılda Amazon 3.200 uydudan, OneWeb 1.000 uydudan oluşan uydu “takımyıldızları” kurmayı hedefliyorlar.

Starlink ve OneWeb uydularını şuradan izleyebilirsiniz: https://satellitemap.space/

65 yıldır gönderilen uyduların %70’inin şu anda çöp olduğunu göz önünde bulundurursak, Starlink çöplüğünün neye benzeyeceğini düşünmek bile korkunç. Uzayın nasıl bir çöplüğe dönüşeceğini, ömrünü tamamlayan uyduların nelere sebep olabileceğini bir düşünün.

Uzay kirliliği bir yana, düşük irtifada bu kadar çok uydu bulunması gökbilimcileri de rahatsız ediyor. Tabi Space X gibi politik güçleri olmadığı için söyledikleri medyada pek yer bulamıyor. Starlink uydularının boyut olarak küçük olmalarına rağmen çok fazla radyo dalgası kullanarak iletişimi bozduklarını, ışığı fazla yansıtan panelleri nedeniyle de görüntü almayı engellediklerini söylüyorlar.

Dünyaya en yakın yörüngeye oturtulacak binlerce uydu, adeta bir ışık perdesi gibi engelleyici olacak ve uydu sayıları arttıkça dünyadan teleskopla uzay gözlemi yapmak sürekli zorlaşacak. Bir üst katmandaki uydular ve uzay teleskopları uzaya istedikleri gibi bakabilecekken, uzay teleskobu bulunmayan ülkeler ve özgür gökbilimciler teleskoplarına fener tutulmuş gibi rahatsız olacaklar.

Uzay kirliliği ve gökbilimcilerin çalışmasını engellemek gibi konuların yanı sıra, dünyayı çepeçevre uydularla donatmak birçok bilinmeze de kapı açıyor. Yansıttıkları sinyaller ve radyo dalgalarının canlılara ne kadar zarar vereceği henüz belli değil.

Hepsini geçtim, uzayı evinin bahçesi gibi kullanıp “ben uydu takımyıldızları kurcam, herkese benden internet” diyerek binlerce uyduyu kafasına göre fırlatabilecek kadar politik güce sahip bir adamdan bu uyduları sadece internet için kullanmasını beklemek bana pek uymuyor.

Starlink’in amacı, direkt uydu bağlantısıyla kesintisiz internet sağlamak. Dünyanın neresinde olursanız olun, ister okyanusun ortasında isterse bir dağın zirvesinde, binlerce uydunun kurduğu ağ sayesinde internete erişebileceğiz. Telefon çekmiyor, internet yok vs. devri kapanacak.

Bu aynı zamanda şu demek: Kullandığınız tüm internet hattı tek şirketin tekelinde olacak. Bankalar, devletler, milli güvenlik vs. ne derseniz artık adına, tüm internet iletişimi Starlink uydularına bağlı olacak. Bu tip bir şirketin sunduğu özgür internet, geleneksel internet servis sağlayıcılarını birkaç yıl içinde batırır. Ortamı eline geçirip tekelleşmiş bir şirket de interneti olması gerektiği gibi değil, onun istediği gibi kullanmanıza izin verir.

Bugün sosyal medyada pornografi paylaşabilirsiniz. +18 ibaresiyle şiddet videosu da paylaşabilirsiniz. Ancak LGBT hakkında olumsuz bir yorum paylaşamazsınız. Koronavirüs hakkında olumsuz bir yorum paylaşamazsınız. Aksi takdirde hesabınız kısıtlanabilir, hatta kapatılabilir, çünkü kullandığınız sosyal medya şirketi onun desteklediği akım ve düşünceleri desteklemenizi ister. Twitter Donald Trump’ın hesabını kapattığında adam henüz ABD başkanıydı.

Özgür internet hakkınızı sosyal medya sitelerinin dışında, benim yaptığım gibi kendi sitenizde bir şekilde kullanabilirsiniz. Ancak servis sağlayıcı olarak tek şirkete mahkum olmak, hepimizi özgür internetten mahrum eder. Tekelleşen şirketlerin zaman içinde nasıl bir canavara dönüştüklerine bakmadan, sürekli yeni tekellere fırsat veriyor, çok garip şu insanoğlu.

Dün gece gökyüzünde tren gibi sakin sakin ilerleyen zincir, Starlink uydularıydı. Ve sadece 60 taneydiler. Alışacağız bu görüntülere. Dünyada internetin tek kişinin tekeline geçmesine, geceleri seyrettiğimiz uzay görüntüsünün değişmesine, olur olmaz zamanda gerçekleşen uzay kazalarına ve dünyanın çeşitli yerlerine düşen parçalara alışacağız.

Bize çevreci ol, dünyayı koru diyenlerin uzayı pervasızca kirletmesine göz yumacağız. Onlar da karşılığında bize kesintisiz ve hızlı internet verecekler. Mutlu olacağız.

Mayıs 2021, İstanbul

Bir de şu konular var

Yorum (1)
  1. abdulkadir 3 haftaönce

    Bize; çevreci ol, fosil yakıt kullanma, elektrikli arabalarımı al, atmosferi kirletme diyenlerin her bir uzay aracı fırlatmada ozon tabakasına verdikleri zararı, eğer varsa küresel ısınmayı nasıl hızlandırdığını medya hiç anlatmayacak…

    Yanıtla

Siz ne dersiniz?

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.