Yaklaşık üç yıl önce, zincir mağazalardan birinin şubesinde bir tezgahtarla tanıştım. Hayatımda gördüğüm en meraklı insanlardan biriydi. Bambu ağacının nasıl yetiştiğinden, ürünlerin üretim yöntemine kadar yüzlerce detayı sorardı. Mağaza ziyaretini beklemez, olur olmaz zamanda telefonla arardı. Sadece Bambum değil, mağazada satılan tüm markalar hakkında...
İş Dünyası
Günün birinde, çok zengin bir işadamıyla sohbet ediyorduk. Laf lafı açtı ve bir ara dedi ki, “piyasaya çok lüks, yeni bir telefon lazım.” “Abi elinde iPhone 6 var, daha iyisini ne yapacaksın” diye sorduğumda “daha akıllı demiyorum, daha lüks diyorum” diye cevap verdi. Sonra...
Köstence’de reklamcı bir arkadaşım var, Ştefan. Büyük bir kiralık binayı gösterip hikayesini anlattı geçen gün. “Şık bir mağaza vardı burada. Sahibini çok eskiden tanırdım. Köstence’nin eski tüccarlarından, Costin adında biriydi. Biraz sert bir mizacı vardı ama iyi adamdı,” dedi. Yılların birikimiyle, büyük bir mağaza...
Yıllardan 2010. Bridgestone’un davetlisi olarak İstanbul GP’yi takip etmek üzere İstanbul Park’tayım. Hem cuma antrenmanlarını, hem sıralama turlarını Bridgestone locasından izleme, pit alanında turlama şansım var. Böyle bir imkân olunca, cuma sabahı erken vakitte gidiyorum piste. Ortam sessiz, takımlar henüz uyuyor. Sadece Red Bull...
Zaman zaman bazı mağazalarda, piyasaya yeni çıkan ürünler hakkında “bu ürün satılmaz, çünkü kimse sormadı,” gibi cümleler duyuyorum. Sadece Bambum için değil, genel bir defans bu. Ticaretle hiç ilgisi olmayan birinden duymakta sorun yok. Fakat ister işletme sahibi olsun isterse tezgahtar, bir şekilde ticaretin...
Restoran açma hevesimin yükseldiği dönemlerde Chef’i yeniden izliyorum. Fakat dün gece bir değişiklik yapıp, Peter Greenaway’in ruh hastası filmi The Cook, The Thief, His Wife & Her Lover’ı izledim. Filmi bilen bilir, hastalıklı bir toplum eleştirisidir. Filmin bir sahnesinde Georgina, yemek fiyatlarını nasıl belirlediklerini...
Yıllar önce bir küçük işletme kurmuştuk. Bölgede plasiyer falan yok, hem satıyor, hem taşıyor, haftada bir kez de Anadolu’ya ambar çıkarıyoruz. Öyle ki, ambar kolimiz bile yok. Sabahları evden çıkar, mahalleyi gezer, yeni taşınmış evlerden, bakkallardan, manavlardan koli toplardım. Sonra bunları şirkete götürürdüm, ambar...
Kalpazan piyasasının nabzını yoklamak için Yeşilköy pazarına gittim bugün. Gucci’den Prada’ya kadar lüks tekstil markalarının hepsi, henüz gün yüzüne çıkmamış kreasyonlarıyla oradaydı. Seneye Milano moda haftasında görürüz bu tasarımları. Kalpazan sektörünü ayakta alkışladıktan sonra, gıda tarafına gittim pazarın. Tekstilde her şeyin çakması varken, gıdada...
Irak’tan bir bayimiz fuara geldi geçen gün. Yanında bir arkadaşı; kendi aralarında Arapça konuşuyorlar, bizimle İngilizce. Biz oturduk siparişleri yazıyoruz, arkadaşı da buna yardım ediyor. Bak şu da olsun, bu da olsun falan. İşten de anlıyor adam, ne gider ne gitmez biliyor az çok....
Yeni bir tüfek almayı düşünüyorum bugünlerde. Hani şu M16 replikalarına benzeyen, seri atış yapabilen şarjörlü av tüfeklerinden. Acelem yok, denk geldikçe internetten falan bakıyorum, aklıma yatan bir model bulursam gider alırım. Kolay müşteriyim yani. Ezkaza bir mağazaya girersem satıcının beni ikna etmek için çok...