Çift şeritli bir yolun sağ şeridinde, tek başınıza gidiyorsunuz. Arkanızdan gelen, sizi sollamaya çıkan yok. Bu pozisyonda giderken ileride bir aracın yola bağlanmaya çalıştığını gördüğünüzde lütfen sinyal verip sakince sol şeride çıkın ki o araç boşu boşuna beklemesin. Çünkü bizim yollarımız hatalı tasarlanmıştır. Hızlanma...
Seyahat
Parmesan sadece İtalya’nın kuzeyinde üretilen bir peynir. Yılda 3.600.000 tekerlek üretiliyor ve İtalya’nın yıllık parmesan ihracat cirosu 2.200.000.000 euro. Yani İtalya sadece parmesan peyniri ihracatından yılda 2.5 milyar euro’ya yakın bir para kazanıyor. Üstelik bu, İtalya’da Parmigiano Reggiano adlı bölgede sadece lisanslı 369 mandıra...
Sosyal medya sitelerinin algoritmaları, yaşadığınız hayatın minik birer kopyası gibi çalışır. Daha açık söylemek gerekirse, Facebook, YouTube veya Instagram gibi siteler, önünüze gelen içerikleri daha çok beğenin ve izleyin diye daha önce beğendiğiniz türdeki içerikleri karşınıza çıkarır. Onları daha çok beğendikçe ve izledikçe, karşınıza...
Romanya! Kuzeyi ne kadar hoşsa güneyi o kadar boş ülke. Transilvanya’nın korkutucu hikayelerine, cinlere, perilere, sislere, ormanlara ev sahipliği yapan ülke. Tüm doğal güzelliklerini Karpat Dağları’na borçlu olan Romanya, eli kanlı voyvodaların, cesur kontların ve savaşların mirasını yaşamaya çalışıyor. Satabildiği en önemli turistik değerler...
Sonbahar en güzel mevsim olsa da büyük şehirlerde rengi yok, tadı yok, sadece soğuğu var. Lakin Viyana başka. Yaşlı ağaçlar şehrin tarihi dokusuyla o kadar bütünleşmiş ki, dev bir tablodan farksız Viyana sokakları. Sabah serinliğinde kruvasan ve kahve alıp dev ağaçlarla dolu bir parkın...
Burası İsviçre’de, Flüela Geçidi’nin zirvesindeki minik bir buzul gölü. Gümüşhane’deki gölden daha küçük. Berrak, tertemiz, dibi de var. Çevresinde birkaç minik restoran, bir de motel var. Flüela Geçidi’ni tamamlamayı başaranlar burada biraz mola veriyor, 3-5 para harcıyorlar. Benim gibi nemli çimenlere uzanıp fotoğraf çekiyorlar....
Ticari maksatla Avrupa’da dolaşırken genelde iki tip defansla karşılaşıyorum. Bunlardan birincisi, Türk markalarının Avrupa’da herhangi bir bilinirliği ve imajının olmaması. Bu bir nebze alt edilebilir bir durum. İkincisiyse, Türkiye’den tedarikçilerle çalışmış olan birçok firmanın memnun kalmaması. Bu çok daha zorlayıcı bir sorun. Türk firmalarını...
Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde bir süre vakit geçirin. Sonra binin uçağa, Türkiye’ye dönün. Taksiye değil, Havabüs’e binerek Taksim’e gidin. Yani uçağa bindiğiniz şehir Paris, Viyana, Milano, her neresiyse artık, uçaktan indiğinizde adım atacağınız ilk yerleşim yeri Taksim olsun. İstanbul’a ilk kez gelen bir yabancı yerine...
“Dostum şu helikopteri yatırmasan?” “Ama o zaman manevra yapamayız.” “Az yatır lan bari.” “Bu az yatmış hali. Heyoooo!” “Allah cezanı versin. Ama şimdi değil, başka zaman versin.”Alp Dağlarının Avusturya, İsviçre ve İtalya’ya düşen bölgelerini arabayla turlamış, tüm geçitleri kullanarak gerçek bir “grand tour” yapmıştım...
Şöyle bir mağaza düşünün. Kapının önündeki minik bahçenizde taze kahvenizi yudumlarken Alp Dağlarının tertemiz havasıyla haşır neşir oluyorsunuz. Çünkü Fransa Alplerinin en kuzeyinde, İsviçre sınırındasınız. Müşterileriniz belli kültür ve görgüye sahipler, mağazanıza randevuyla geliyorlar. Ürünleriniz raflara asker gibi dizilmemiş. Sehpalarda, koltuklarda şık tekstil ürünleriyle...