Siyaset Toplum

Sel felaket değildir

Siz hiç gece yarısı bir otobana bakıp “ooo hiç araba geçmiyor, dümdüz mekan,” diyerek yorganı serip yattınız mı?

Bunu yaparsanız ne olur? Gece sessiz sakin bir ovaya benzeyen otobanda sabah trafik akmaya başlar ve arabalar üzerinizden geçiverir. Bu durumda başınıza gelene “afet, felaket” falan denmez. Mallık denebilir mesela, aptallık, öngörüsüzlük, ahmaklık… Bok yoluna gidersiniz.

Bu durumu not edelim ve gelelim sellere.

Sel bir afet değildir. Sadece bir doğa olayıdır. Su buharı dağları görünce yükselir, yükselir ve zirveye ulaştığında ne var ne yok boşaltır. Dağlar bu yüzden serin, nehirler bu yüzden heybetlidir.

Mevsim geçişlerinde bu olaylar daha etkili yaşanır. Özellikle Karadeniz’de denize paralel giden dağlar nedeniyle bu etkileşim daha güçlüdür.

Bu nedenle Karadeniz doğasında sık sık heyelanlar, toprak kaymaları ve seller olur. Karadeniz’de şehir yerleşimleri deniz ve dağ arasında sıkışan dar düzlüklere yapıldığı için şehirleşmede dikkatli olmak gerekir.

Bu anlattıklarımı ilkokulda öğrendik. Jeoloji, meteoroloji bilimi falan gerekmiyor.

Peki… Siz bu bilgileri görmezden gelirseniz, doğayla inatlaşırsanız, dere yataklarını ıslah edip çevresini binalarla doldurursanız ne olur?

Su basar evinizi. Afet olmaz onun adı. Felaket de olmaz. Mallık falan denebilir mesela.

Otobanın orta yerine yatmayacak kadar akıllıysanız neden dere yatağına ev yapıyorsunuz? Arasında ne fark var?

Dereyi ıslah etmek nedir? Haydi ettin, hemen dibine imar izni çıkarmak nedir? O derenin zaman zaman normalden güçlü akacağını bilmek için kahin olmak gerekmiyor.

Üzücü olan, o dere yatağına yapılan evlere izin verenler de, evleri yapanlar da, daireleri satanlar da orada yaşamıyorlar.

Yaşadığı coğrafya hakkında fikri olmayan, oturduğu evi sadece fiyatına bakarak seçen, kendini geliştirmeye gücü kalmamış yurdum insanı yaşıyor oralarda. Hırsıyla satan parasını kazanıyor, cahilliğiyle alan da bedelini ödüyor.

Doğayla savaşılmaması gerektiğini anlasak bu acıların hiçbirine gerek kalmayacak. Hiç kusura bakmayın ama götüyle inatlaşan donuna sıçar.

Temmuz 2020, İstanbul

Bir de şu konular var

Siz ne dersiniz?

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.