post-image

Koşmaya devam

Kentucky Fried Chicken’ın logosundaki ihtiyarın ismi Harland Sanders. 1890‘da doğan Sanders, 40 yaşına kadar hayatta dikiş tutturamadı. Daha beş yaşındayken babasını kaybetti, üvey babasıyla geçinemedi, 13 yaşında evi terk etti. Fakirlikten bir türlü kurtulamadı. Girdiği işlerde başarısız oldu, sefaletle boğuştu. Tonla iş denedi. Maaşlı...
post-image

Gerçekten kaptan mısınız?

İnternet ticaretinde çok başarılı bir bayimiz var. 15 yıldan beri e-ticaret ortamlarında at koşturuyor ve gerçekten kayda değer cirolar yapıyor. Hepsiburada, GittiGidiyor, N11, Instagram… Kendi sitesinin yanı sıra tüm e-ticaret platformlarında varlık gösteriyor. Birkaç ay önce konuşurken dedi ki, “e-ticaret seminerine katıldım bugün.” “Hayırdır,”...
post-image

Çayı ne kadar biliyoruz?

Zamanın behrinde İngiltere’de bir çay paneline katılmıştım. Safi merak, başka nedeni yok. Dünyanın her yanından insan var. Biri beyaz çay diyor, öteki yeşil çay. Lapsang, darjeeling, sencha falan diyorlar, ben bakıyorum. Çay demli ve açık olarak ikiye ayrılır; şekerli, şekersiz veya kıtlama içilir. Bildiğim...
post-image

Biftek yiyemedim

Geçen gün baktım cepte biraz para var. “Gideyim de şöyle güzel bir t-bone yiyeyim,” diye gittim bir steakhouse’a. Karşıma biri geldi oturdu. Böyle asık suratlı, çatık kaşlı bir abi. “Ne yiyeceksin?” “Biftek yemeyi düşünüyorum.” “İyi. Bir porsiyon kendin ye, 1,5 porsiyon da bana söyle,”...
post-image

Kamyoncular ülkesi

“Bizim de dünyada başarılı olduğumuz iş kolları var be abi,” dedi. “Bak mesela, o kadar dolaşıyorsun Avrupa trafiğinde. Hep Türkiye plakalı TIR’lar yok mu? Lojistikte başarılıyız en azından.” Üzülecekti ama tutamadım kendimi. “Değiliz,” dedim. “Her konuda olduğu gibi bu konuda da bireyseliz. Lojistik işinde...
post-image

Çernobil yalanları

Şu malum dizi yüzünden çok konuşuluyor Çernobil. Gelin biraz gerçeklerden bahsedelim. Yıl 2014. Çernobil’deyim. Pripyat’ın merkezinde bir mobil ofis var. Dünyanın her yerinden bilimadamları burada çalışmalar yapıyorlar. Alman, Amerikan, İngiliz, Rus, Fransız… Türk yok, onlar Kiev’de başka işler peşinde. Bu ofiste kocaman bir interaktif...
post-image

Acaba biz aptal mıyız?

Biz gerizekalı falan olabilir miyiz? Hakaret değil, bu da bir hastalık sonuçta. Şu gezegendeki bütün doğal güzelliklerinden eser miktarda barındıran bir coğrafyada yaşıyoruz. Dünyanın ilk yerleşimlerini içeren binlerce yıllık antik şehirler, yapılar, tapınaklar, saraylar, bembeyaz kum plajlardan vahşi kayalık kıyılara kadar farklı kimliklerde denizler,...
post-image

Kamp yeri seçmek önemli

Minik vadimizin karşı kıyısından bakınca yerleşim yeri oluşturmak için gayet başarılı seçimler yapabildiğimi görüyorum. Su var, esinti var, vadiden gelebilecek tehlikelere karşı görece güvenli, görüş açısı geniş, ormanın sağladığı enerji ve gıda kaynaklarına (su, odun, meyve, gerekirse av) yakın. Rüzgar aşağı doğru estiği için...
post-image

Ne kadar şükrediyoruz?

Doğa insan için en büyük öğretmen. Ne kadar yakın olursak o kadar çok öğreniyor, farkında olduğumuzu zannettiğimiz şeylerin aslında ne kadar uzağında olduğumuzu anlıyoruz. Üç gündür Gürkan Kara ile Yedigöller’de kamptayız. Sakin, sessiz, dere kenarında, göl kıyısında, kamp ateşi başında muhabbet ederek, yazıp çizerek...
post-image

Cahil fanatizmi

Eskiden tahıl ambarı olan Kuzey Afrika’nın neden çölleştiğini anlamadan Roma İmparatorluğu’nun neden çöktüğünü anlayamazsınız. Aşırı nüfus yoğunluğunun sosyolojik ve çevresel etkilerini anlamadan Maya Uygarlığı’nın neden çöktüğünü anlayamazsınız. Roma’yı anlamadan dünyayı, Osmanlı’yı anlamadan Avrupa’yı anlayamazsınız. Tarihe, coğrafyaya, tarıma, sosyolojiye hakim olmadan geleceğe giden gemide dümen...