post-image

Tutarlı atarlanalım

Cesaret ve aptallık arasında çok ince bir çizgi vardır. Bir düşman ile savaşacaksanız sadece yürek yetmez. Kendi silahınız da düşmanınki kadar güçlü olacak. Tanka taş atarak sadece ajitasyon malzemesi olursunuz. Ticaret cephesinde ekonominiz güçlü olacak. Savaş cephesinde kendi silahlarınızı kullanacaksınız. Sosyal medya cephesinde kendi...
post-image

Dışlamak mı sahiplenmek mi?

Beylikdüzü’nde şık bir züccaciye mağazası açıldı geçen ay. Sahibi Muhammed Bey Suriyeli, 2.5 yıl önce gelmiş Türkiye’ye. Suriye’de züccaciye üzerine 30 yıl ticaret yapmış, 6 mağazasıyla iyi paralar kazanmış. Sonra savaş çıkmış, film bitmiş. Eşi, iki çocuğu, ailesi savaşta öldüğü için sahip çıktığı yeğeni...
post-image

Faytonları yasaklamak

Büyükada’da faytonların yasaklanması yine gündeme gelmiş. Atlar çok üzüldüğü için faytonlar kaldırılacak, elektrikli faytona geçilecekmiş. Gerçekten anlayamıyorum. Dünyanın her yerinde, tüm tarihi kentlerde faytonlar bulunur ve hem ortama görsellik katar, hem de kentin köklü geçmişine vurgu yaparlar. Biz ise fayton geleneğini yaşatmaktan bile aciz...
post-image

Atla beslenen otomobil

1964 yılı. Otomotiv sektöründe yürek ve bileğin teknolojiye teslim olmadığı yıllar. Ford, Mart 1964’de yeni bir model sürer piyasaya: Mustang. İsmini vahşi doğada koşturan, evcilleştirilmesi pek zor bir at cinsinden alan Mustang, piyasaya çıktığı günden itibaren otomotiv sektörünü kasıp kavurmaya, gençlerin kalbini yakmaya başlar....
post-image

Kapadokya’da balon işletmek

Kapadokya’da sezon açıldığında hemen balon fiyatlarından şikayetler de başlar. Çünkü yerli turist Kapadokya’yı sadece yazın hatırlar. Oysa hava muhalefeti yoksa kışın da çalışır balonlar. Geçen hafta Kapadokya’dayken bir balon işletmecisiyle tanıştım. Biraz muhabbet ettik. Fiyatların neden bu kadar yüksek olduğunu sordum. Anlattı biraz: “En...
post-image

Sana kolza bana kanola

Son birkaç yıldır Trakya’nın her yanını fotoğrafta gördüğünüz lanet olası sarı çiçekler sardı. Aşağı yukarı 30 yıl önce kolza diye yetiştiriyorlardı bunu. İnsanlarda ve hayvanlarda çeşitli sağlık sorunlarına yol açtığı ortaya çıkınca bir ara yasaklandı, sonra da yetiştiren kalmadı. Aradan yıllar geçti, zararlı diye...
post-image

Değişemeyen amcalar

Kalabalıklaştıkça çirkinleşse de, özellikle bahar aylarında minik sürprizlerle insanın içini ısıtabilir İstanbul. Bu sürpriz bazen bir kavşaktan fışkıran birkaç lale olur, bazen Marmara’dan tatlı bir esinti, bazen de Boğaz’ın maviliklerine yansıyan erguvanlar. İstanbul’da keşmekeşten uzak, kendi halinde semtler vardır. Şehir içinde baharı da en...
post-image

Aman aman şehitlerim

Özel günlerde sosyal medyadan nefret ediyorum. İlgili güne göre yapış yapış hamaset, yapmacıklık, sahtelik doluyor çünkü. Yarın da aynısı olacak. Bunca insanın Çanakkale’de neden can verdiğini düşünmeyenler, yarın bol bol şehitlerden bahsedecekler sosyal medyada. Devlet erkânı toplanıp nutuklar atacak, “dün öldük, bugün de ölürüz”...
post-image

Ticari taksiler ve Uber

İstanbul’da son taksi plakası 1966 yılında verilmiş. 1966’da İstanbul nüfusu 1.742.000, bugün 15.000.000. Nüfus 10 kat artmış ama taksi sayısında değişiklik yok. 1966’dan beri İstanbul’da 18.000 taksi plakası var ve hep aynı kişiler arasında dolaşan bu plakaların tanesi 1.680.000 TL. Taksicilerin beyan edilen günlük...
post-image

Birlik güdüsü

Türkiye’de sürücülerin en garip özelliklerinden biri, aynı yöne gittikleri diğer araçlara düşman gibi davranmalarıdır. “Yol vermedi, hızlı gitti, yavaş gitti, hatalı solladı, önüme atladı, selektör yaptı…” Uzar gider bu şikayetler. Küfür kıyamet gider herkes. Trafiğin seyrek aktığı şehirlerarası yollarda kimse birbirine yanaşmaz, herkes kafasına...