Rehber peşinde civciv gibi dolandığım son gezi, ortaokuldaki Topkapı Sarayı gezisiydi. Oldum olası sevmedim kalabalık gruplarla dolaşmayı, rota neresi olursa olsun. Yalnız olacaksın gezerken, veya en fazla bir kişi olacak yanında, seni anlayabilen. Tarih ve doğadır benim merakım. Ve bu konuda yeterince okuyan bir...
Uzun yol düşkünleri için yolların en sevimsiz dönemi geldi çattı. Anadolu otobanı arka camlara çarşaf germiş, bagajı ağzına kadar doldurmuş, dikiz aynasından arkayı göremeyen Anadolu sürücüleriyle ve Türkiye’nin trafik kültürüne hakim olmayan gurbetçilerle dolu şu anda. Küçük bir şehirde yaşayıp, sadece işe giderken araç...
Sekizinci Kırım Hanı II. İslam Giray’ın saltanatı çok kısa sürmüştü. İlk gençliği Konya’da geçen, burada Osmanlı tarafından yetiştirilen İslam Giray, 1584 yılında III. Sultan Murad tarafından Kırım Hanı tayin edildi. Daha yılını doldurmadan, yeğeni II. Saadet Giray’ın isyanıyla uğraşmak zorunda kaldı. Fakat Kaptan-ı Derya...
Odessa Opera ve Bale Tiyatrosu’nun 1.3 milyon altın rubleye mal olacağını duyunca nefesi kesilmiş Odessa halkının. Sonra inşaat bitip de eser ortaya çıkınca bu kez hayranlıktan kesilmiş nefesler. Odessa o zamanlar Rus Çarlığı’nın en önemli liman kentlerinden biri. Şeklimiz yeter diye 1810’da yapmışlar baba...
Moldova (eski adıyla Boğdan), deniz kıyısında olmasına rağmen denizle bağlantısı olmayan gariban bir ülkedir. Bu duruma düşmeyi de hak etmiştir. İnsanlık tarihine tek katkısı, bir sürü dallama voyvoda yetiştirip Eflak, Erdel, Trakya civarlarında millete salça olmaktır. Günümüzde ne Romanyalılar, ne de Ukraynalılar sevmez Moldovalıları....
Zamanın behrinde Kişinev’e ilk gidişimde şehrin temizliği çok şaşırtmıştı beni. Nereye baksam tertemiz; ne bir sigara izmariti, ne de bir parça kağıt mendil yok çevrede. Paris’i, Barcelona’yı, Stockholm’ü anlarım. Halk eğitimli, ülke zengin, çevre bilinci yüksek. Ama Kişinev? Ortalama maaşın 250 liralarda gezdiği, en...
Dün akşam iftar için şehir merkezinin biraz dışında, hoş bir restorana gittik. Arada bir giderim, deniz kenarında, ağaçlar arasında, sessiz sakin bir yer. İftara 10 dakika kala oturduk masaya, muhabbet ederken vakit geldi. Restoran merkeze uzak, ezan sesi gelmez normalde. Fakat bir ezan başladı...
“Doğa kendi haline bırakılırsa yaptığımız yolları, apartmanları yerle bir etmekten geri durmayacaktır. Duvarlarımızı yabani asmalar saracak, özenle kurduğumuz geometrik dünyada tam bir karmaşa hüküm sürmeye başlayacaktır. Doğa insan yapısı olan her şeyi aşındırır, eritir, yumuşatır, lekeler, parça parça eder. Ve sonunda savaşı kazanır.” Diyor...
Odessa’da küçük bir dükkanda, tozun içinde bulmuştum bu imbiği. Kıymeti bilinmemiş, mağazanın arkasında kaybolup gitmişti. Çok bir fikrim yoktu aslında, Fırat edasıyla “bir şey yaparım ben bunla ki,” dedim, attım bagaja. İstanbul’da bir işe yaradı mı, hayır. Evin balkonunda yattı durdu aylarca. Sonra çiftliğe...
Türk kızı trip atmasıyla meşhurdur ama tarihin en uzun tribini atan kadın da benim anneannemdir. Zamanın behrinde, yeni evli genç çift olarak Tekirdağ’da hayata atılıyor bu genç aşıklar. Dedem bir yandan bağ bahçeyle ilgileniyor, bir yandan da Köy Hizmetleri’nde çalışıyor. “Yüksek mühendis maaşı 1010...