Burası Romanya’nın şirin kenti Braşov’un işlek caddelerinden biri ve dikkatle bakarsanız görürsünüz ki, yakınlarda hiç yaya geçidi yok. Sürekli anlatılır, “Avrupa’da yola adımını attığın anda bütün otomobiller durur,” diye. Kısmen geçerlidir bu, evet. Fakat buradaki en önemli detay, yayaların olur olmaz yerde yola atlamamasıdır....
Birkaç yıl önce Biev, seramik tencere diye bir ürün grubu çıkardı. Çok kaliteli ürün yaptılar, bir alan bir daha aldı, hızla popüler hale geldi Cheftopf tencereler. Tasarım şık, kalite yüksekti. 5 kat seramik sayesinde yapışmıyor, kolayca yıkanıyordu. Haliyle fiyatları da yüksekti. Piyasaya seramiği tanıttılar...
Bayan giyim imalatı ve mağazacılığı yapan bir arkadaş anlatıyor: “30 yıldır bu işi yapıyoruz. Türkiye’de bir sürü kumaş üreticisi vardı ve çoğunlukla yerli kumaş kullanırdık. 2002 yılında ithal kumaştan kota kaldırıldı ve Çin’den hazır kumaş gelmeye başladı. Her ne kadar yerli kullanmak istesek de,...
“Lector” Latincede “okuyan” demek. Sesli veya sessiz, okumakla ilgilenen kişilere lector demişler. Bu sözcük, birçok dile olduğu gibi İspanyolcaya da sıçramış. Lector: Okuyucu. Son zamanlarda Türkiye’deki akademik ortamlarda asistanların ağız yaya yaya kullandıkları bu sözcüğün Küba’daki hikayesiyse çok hoş. Güney Amerikalılar muhabbeti seven, müziksiz...
Çocukken babam Şile köylerine satışa giderdi. En sevdiğim şeylerden biriydi onunla birlikte gidip köy yollarında dolaşmak. Hele kış geldiyse, yollar karlıysa, değmeyin keyfime. Bazen kışlar sert olurdu, karanlık orman yollarında İstanbul’a dönerken çakalların çığlıklarını duyardık. Ürperirdim. Zaman geçti, ben büyüdüm, o köyler şehir oldu...
-İyi akşamlar! Vitrindeki yelek kaz tüyü mü? -Hoş geldiniz. North Face o yelek. -Markasını sormadım. Kaz tüyü mü, elyaf mı? -Abi valla biz kaz tüyü diye aldık. Giyin, deneyin. Denedim. XXL bedene zor girdim. Oysa The North Face’in kalıpları geniştir, garip. Duruşu bir tuhaf,...
Sosyalleşmeyi Eymir’de mangal yapmak ve AVM’lerde boş boş dolaşmak olarak anlayan Ankara, kişi başına düşen AVM sayısında dünyada birinci sırada geliyor. Bu durum gazetelerde çarşaf çarşaf haber olarak kendine yer bulsa ve toplumun bir kısmı tarafından gelişme emaresi olarak gösterilse de durum o kadar...
“Sizinle, bir süredir kafamı meşgul eden bir düşüncemi paylaşmak istiyorum. Bu düşünce aklıma sizin türünüzü sınıflandırmaya çalışırken geldi ve anladım ki sizler aslında memeliler sınıfına dahil değilsiniz. Bu gezegendeki tüm memeliler, yaşadıkları çevre ile içgüdüsel olarak bir denge kuruyorlar. Ama siz insanlar öyle değilsiniz....
Geçen hafta bir arkadaşımla yemek yedikten sonra, gidip bir kahve içelim dedik. Bulunduğumuz bölgede öyle çok ahım şahım mekânlar yoktu, Gönül Kahvesi diye bir yere girip oturduk. Deli gibi yemişim, karnım tok. Sadece birkaç sigara, iyi bir kahve derdindeyim. Güleryüzlü, genç bir garson geldi,...
Günün birinde Edirne’den Kırklareli’ne gidiyordum. Gece karanlık, hava güzel, dolunay parlıyor, tarlaların arasında ilerliyorum. Bir anda önüme kocaman bir baykuş çıktı. Yolda oturmuş bekliyor şaşkın. Şerit değiştirme şansım yoktu, tek şerit zaten. Yavaşlamaya çalıştım ama baykuş da farlar yüzünden yerinde çakılıp kaldı, vurdum geçtim....